More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Emre ÇalısırPhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

Emre Çalısır

Imagination is more important than knowledge. For knowledge is limited to all we now know and understand, while imagination embraces the entire world, and all there ever will be to know and understand. Albert Einstein

Emre Çalışır

View spaceSend a message
Occupation:
Age:
Location:
Interests:
Ta'mir Koruma Amaçlı Kentsel Yenileme - Şirket Ortağı
Değerli yorumlarınız için teşekkürler!
November 21

Emeklilik Yasi Artiyor mu?

Biliyorsunuz Turkiye'de emeklilik yasi kademeli olacak sekilde 65'e yukseltildi ve biz de bunu yadirgamadan kabul ettik. Fransa'da ise emeklilik yasi bu hafta icinde 70'e yukseltildi ve halk sokaklarda protesto eylemleri yapiyor. Fransa halki emeklilik yasini dusurmeyi basarabilirse sanirim bize de ders olur...
November 16

Irak'ta Amerika Egemenligi

Bugun New York Times'da okudugum bir haberde Irak'taki guvenligin Amerika tarafindan korunmasina 2011'e kadar devam edilmesinin Irak huumetince onaylandigi belirtiliyordu.
November 15

Turkiye Golf'u Sevecek

2012 Dunya Golf Sampiyonasinin Turkiye'de yapilacak olmasi basinda cok fazla yer bulmadi, nitekim golf sporu bir futbol degil. Spordan sorumlu devlet bakani Basesgioglu sampiyonayla birikte Turk halkinin golf sporuna ilgi duyacagini iddia ediyor. Istatistiklere gore su anda Turkiye'de golf oynayan 125000 kisi varmis.

Obama da Twitter kullaniyormus meger

Le Monde'da bugun okudugum haberde Obama'nin baskanlik secimlerinde Twitter kullandigindan ve 129000 takipcisi oldugundan bahsediyordu.

Twitter'i ben kisa ileti merkezi olarak nitelendiriyorum. Twitter'da birilerinin takipcisi olarak onlardan anlik haberdar olabiliyorsunuz.
November 05

Haydi kobiler pazarlamaya

Arastirma calismamla birlikte kobilerle yatip kobilerle kalkmaya basladim. Gecen yazimda ekonomik krizlerin kobilere olan etkilerinden bahsetmeye calismistim. Pazarlamadunyasi.com da kobilerin ekonomik krizde pazarlamaya yonelmeleri takdirde kazanazaklarini soyleyen bir makaleye rastladim. Makalenin linkini vermeyeyim de diger haber basliklarina da goz atin. Ekonomik kriz, Amerika baskanlik secimleri, Ergenekon derken ilerde tarih yapraklarina gececek olaylari simdiki zamanda iyi ozumsemeliyiz.
October 27

Ekonomik Kriz Karşısında Kobiler

 
Artık blog yazılarımda biraz daha ciddi konulara değinmenin zamanı ve yeri geldi diye düşünüyorum. Türkiye'de kobilerin genel yapısını anlayabileceğim bir araştırma çalışması yürüttüğümden dolayı kobilerin gelişimi üzerinde yoğun olarak düşünmeye başladım. Şimdiye kadar gördüklerimden ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla kobilerin çoğunluğu ticaret arenasında çok yalnız kalıyor. Bunun sebebi hem patron şirketi olmalarından, hem de herkesin kobilere bir şeyler satmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Cebit fuarında da bu tablolara canlı olarak sıklıkla rastladım.
 
Detaylara çok girmeden, asıl olarak, ekonomik krizin kobilere olan etkilerinden bahsetmek istiyorum. Siyasetten çok anlamam, günlük gazeteleri de çok takip etmem fakat bazı şeylerin farkına varabilmek için dışarıdan da bakabiliyor olmak gerektiğini düşünüyorum. Bence ekonomik krizler kağıt üzerinde oynanan oyunlar ve oyunu tasarlayanlar sonunda büyük hisselerin sahibi oluyor. Kobilerin durumu gerçekten zor, çünkü yaratılan kaos ortamı onların tüm plan ve düzenlerini altüst ediyor. Krizden çıkabilmek için pazarlamayı daha iyi yapmak, ürünü daha iyi satabilmek veya daha iyi hizmeti sunabilmek önemli.
 
kadingirisimci
 
Türkiye'de yazılım geliştiren kobilere yönelik çalışmam dahilinde yaklaşık 650 kobiyi nasıl kalkınabilecekleri konusunda bilgilendireceğim. Tübitak ve Kosgeb desteklerinden faydalanma, ürünü daha iyi pazarlama, yeni pazarlara açılma ve yenilikçiliğin gelecek için önemi gibi konularda kobilerin hareket etmeleri için zemin hazırlamaya çalışacağım.
 
Araştırma çalışmamın detayları yakında burada olacak.
October 13

Cebit Sona Erdi

 
PICT0004
 
Cebit fuarı bugün bir hayli yoğun katılımcısıyla sona erdi. 6 gün nasıl geçti anlamış değilim fakat yeni ve iyi insanlarla tanıştım ve fransızcamı geliştirdim. Etkinlikten bir kareyi sizlerle paylaşmak istedim. 
October 07

Cebit Davetiyeleri

 
Bugün Cebit fuarı başladı ve fuara katılım beklenenden azdı. Tüyap'ta gerçekleşen bilişim fuarına paralel olarak Bilişim Zirvesi etkinlikleri de düzenleniyor. Ben Fransa Büyükelçiliği'ndeki görevim nedeniyle zirveye katılamayacağım.
 
Meraklıları için 2 adet Cebit davetiyem var, bilginiz olsun.
 
CeBITBilisim-logo-K-rgb
October 06

Cebit Bilişim Fuarı Başlıyor!!!

 

Bu hafta Cebit'te Fransa Büyükelçiliği'nin standında tercümanlık yapacağım. Cebit'e gelecek olanlar bana da uğrasın:)

Unutmadan, Cebit Bilişim Fuarında Kobiler için özel bir bölüm de ayrıldığından bahsediliyor. Sonraki blog yazılarımda fuarda çektiğim fotoğrafları paylaşacağım.

CeBITBilisim-logo-K-rgb

Hedef Koymanın Önemi

 
hedef
 
Bugün Tophane'de kitap okuyup nargile keyfi yaptım. Uzun zaman sonra güneş tepedeyken dışarda bir kafede oturarak dinlenebildim çünkü yaz boyunca buna hiç fırsatım olmamıştı. Tuğra Kafede oturduğum sırada Beşiktaş maçına da rastladım ve malesef taraftarı olduğum kulüp olarak gidişatımız iç açıcı değil. Spordan konuşmak için yazmıyorum aslında bu yazıyı, belki sonraki yazılarımda bundan biraz bahsedebilirim:)
 
Düşündüm de, büyük futbol kulüplerinde oynayan birçok oyuncu küçük kulüplerde yetişip bu takımlara transfer oluyorlar. Madem ki büyük takımları başarılara götüren futbolcular küçük kulüplerden geliyor, küçük kulüplerin neden küçük, büyük kulüplerin de neden büyük kaldığının tek bir göstergesi olabilir. Büyük takımların hedefleri her zaman büyük oluyor, şampiyonluk ya da kupa, her neyse. Küçük kulüplerin hedefleri ise kümede kalmak veya maçı kazanmak gibi kısa vadeli ve belirsiz hedefler oluyor.
 
İnsanların hedefleri de her zaman büyük olmalı. Ben her zaman kendime dahi hayal gelebilecek hedefler koyarak yaşıyorum ve sonunda bazı şeyleri başarmış olduğumu görüyorum. Daha belirgin bahsetmek gerekirse, benim hedefim hiçbir zaman üniversiteyi bitirip iyi bir yerde çalışmaya başlamak değil. 
 
Hedeflerden bahsetmek için belki bir etkinlik düzenleyebiliriz, güzel bir akşam yemeği veya iş çıkışı bir kahve içmek gibi. Şimdilik benim aklıma bunlar geliyor, yorumlarınızı bekliyorum. 
 
September 25

My Blog Site Statistics

 
Let's talk about statistics. My blog site is viewed by 70 different computer for today and total view count is 2710. I think it's a conclusion of my English blogposts, so i will continue to write in English. Actually i apologize from you because my English level isn't perfect, sometimes it can be difficult to understand my sentences but i hope it will be improved during time.
 
As i said in my previous blogpost, tomorrow is my last day in Accenture. Now i am looking to my university life, i will try to be graduated as soon as possible. I will continue to Informatics Club activites and my research about small and medium size software companies. There are many progress in this topics. I will explain details in my next blogpost. 
September 24

My Last Days in Accenture

 

Unfortunately, the project is currently ending and time to return my university is coming. I learned various things during two different projects, specially i learned how to work in a real project team and what are the responsabilities and expectations. Accenture is composed of high-working and experienced employees and i am very pleased to work with my Accenture colleagues.

I seriously decided to work in management consulting sector when i will be graduated.

I will leave Accenture at the end of this friday. I'm presenting my warm thanks to all my colleagues. I hope to work again with them in the future because they are really too valuable people.

Special thanks to Murat, Erhan, Mr Shin, Mr Lee, Mr Hun and Mr Wu for all their support.

 

September 21

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'den İlginç Cümle

 
Okuduğum bir haberde Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in söylediği ilginç bir cümleyi farkettim ve sizlerle paylaşmak istedim.
 
Bakan Tüzmen, gezi ve ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Mersin'de, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, Türkiye'de geçmiş dönemlerde yaşanan krizlerin olduğu dönemde müsteşar olarak görev yaptığını hatırlatarak, kriz tecrübeleri yaşadığını söyledi.

Bu nedenle kriz döneminde nasıl davranılması gerektiğini bilen bir kişi olduğunu dile getiren Tüzmen
, ''Önemli olan krizi takip etmek değil. Kriz ABD'den dalga dalga dünyaya dağılıyor. Ben her zaman bir kriz anını nasıl fırsata çeviririm ona bakarım'' dedi.
 
Son cümle ucu çok çok açık bir cümle, nereye çekilirse oraya gider. Ben yorum yapmaktan kaçınmayı tercih ediyorum, blog yazısı yapmam benim bu cümleden ne anladığımın bir göstergesi olsa gerek. Bu yazıyı okuyunca ister istemez devalüasyon döneminde yaşananlar aklıma geldi...
 
İlgili haber için bu linke tıklayın.
 
September 19

MSP'lere Sunum Yeteneği Konusunda Naçizane Tavsiyeler

 
Geçmiş yazımda MSP'lere tavsiyeler olarak yazmaya başladım ve sunum yapma becerisini bu yazıya bırakmıştım. Şimdi yeri ve zamanı bence, yorucu bir iş gününün ardından bilgisayarımın başına kuruldum ve favori mekanlarımdan birinde oturdum. Herşey tamam, blog yazmaya başlayabilirim:)
 
Bugün Galatasaray Üniversitesi'nin yeni öğrencilerine yönelik üniversitemde oryantasyon etkinliği vardı ve bu etkinlikte öğrenci kulüpleri kendi tanıtımlarını yaptılar. Bilişim Kulübü Öğrenci Başkanı olmam nedeniyle, Başkan Yardımcımız Yasa'yla birlikte saat 12 sularında sunum yapmaya gittik. Sunum yapacağım ortamın kalabalık olacağını önceden kestirebiliyordum, dinleyicilerin hepsinin yeni öğrenciler olduğunu da biliyordum ve diğer kulüplerin aşağı yukarı neler söyleyeceklerini de önceden tahmin edebiliyordum. Sunuma giderken tek eksik yanım bile yoktu, tüm zaman sıkışıklığıma rağmen gece çok geç bir saate kadar sunumu yetiştirip pratik de yapmıştım ve üniversiteye gitmek üzere işten çıktığımda herşey yolunda gidiyordu. Bu mükemmellik üniversiteye gittiğimde bozuldu çünkü oryantasyonun tüm programı ciddiyetsiz ortam nedeniyle değişmiş ve oturumlar vaktinden çok daha erken bitmişti. Oryantasyon programının ortalarında olmamıza rağmen son oturumda sahneye çıktık ve öğrencilerin çoğu dağılmıştı. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir gün önceden sorup olumlu cevap almama rağmen hazırladığım sunumu gösterebileceğim bir projeksiyon cihazı dahi yoktu. Bu ciddiyetsizlik ortamında sunum için çok hazırlanmama rağmen bir anda sunumu yapmamak aklımdan geçti fakat 35-40 öğrenci de olsa kulüp tanıtımı için çok önemli olan bu fırsatı kaçıramazdım ve bir anda kendimi Yasa'yla birlikte sahnede buldum. Ortamın lakaytlığı beni açıkçası biraz bozmuştu, çünkü zaten işten yarım saat izin alarak yaz sıcağında üniversiteye takım elbiseyle ve üstelik sunumuma hazırlanarak gelmiştim. Dinleyicilere ilk sorum "aranızdan kaç tanesi Mühendislik fakültesi öğrencisi"ydi, belki bu bir hataydı çünkü bu sorunun ardından bazı kişiler ayaklandı ve salondan çıktı. Fakat o an bu benim pek umrumda olmadı çünkü vaktim değerliydi ve dinlemek istemeyen gider şeklinde düşündüm. Anlatacağım konular benim ve Bilişim Kulübü için gerçekten önemliydi. Sunumda Bilişim Kulübünün geçmişi bugünü ve geleceği, misyon, vizyon ve hedeflerimizden bahsettim. Başkan yardımcımız Yasa, Gsukantin.com projesinin önemine dikkat çekti. Dinleyicilerin ilgisini çekebildiğimizi düşünüyorum, çünkü son oturum bizdik ve bizden önceki tüm kulüpler biz eğleniyoruz, geziyoruz, birlikte kalıyoruz siz de bize katılın şeklinde konuşmuşlardı. Belki üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için o kulüpler çekici gelebilir fakat Bilişim Kulübü'nün şu anda sorumluluk alarak aktif çalışacak öğrencilere ihtiyacı var ve beni şu anda bu profildeki öğrenciler ilgilendiriyor. 
 
Bu örneği neden verdim derseniz, sunum yapacağınız ortamlarda genelde umduğunuz ortamı bulamıyorsunuz ve birçok aksaklıkla karşılaşıyorsunuz. Bu esnada profesyonelliği elden bırakmamak gerekiyor. Benim yerimde olan bir insan belki aynı sunumu ortam ciddiyetsiz diye sıradan yapabilirdi ama bu benim tarzım değil.
 
İyi sunum yapmak için neler gerekli biraz bundan bahsedelim. Öncelikle anlatacağınız konuya güvenmeniz, güvenmeseniz bile güveniyor imajını vermeniz çok önemli. Sunumunuzun birçok insanın vizyonunu genişleteceğini düşünürseniz ve ilgi çekici konular, istatistiklerle sunumunuzu zenginleştirirseniz insanlara sunum sonrasında akıllarında kalacak birkaç bilgi katabilirsiniz. Sunum yaparken ben de heyecanlanıyorum fakat önceden kendi kendime yaptığım pratiklerle başlangıçtaki heyecanımı üzerimden hızlı bir şekilde atıyorum. Belki size komik gelecek fakat sunum öncesinde yemek yemekten ve özellikle kola gibi gazlı içecekler içmekten kaçının. Aksi takdirde sizin rahat konuşmanızı engelleyecek tatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. Sunumunuzu yapmak için sahneye çıkarken ortam buna müsait olmasa da mutlaka konsantrasyonunuzu sağlayın ve ilk cümlelerinizde canlı ve güçlü bir ses tonuyla başlayın. Başlangıç her zaman akılda kalıcıdır, ilk bir-iki dakikayı böyle anlattıktan sonra konunuza hakimseniz zaten kaptırıp gideceksiniz ve farkında olmadan dakikaların akıp gittiğini sunum sonrasında anlayacaksınız. Bulabildiğiniz her ortamda topluluk önünde ufak konuşmalar yapın, çünkü biz mühendislik öğrencilerinin en eksik kalan yönü iletişim becerilerimiz. Şimdiye kadar geldiğimiz noktada hep düşündük, problemleri çözmeye çalıştık fakat ders ortamında katıldığımız ve söz aldığımız tartışma ortamları hiçbir zaman olmadı. Türkiye'de mühendislik mezunları kendilerine zaten iyi işler bulabiliyor, mezun olunca işsiz kalırım, iyi yerlerde çalışamam kaygısından çok üniversitedeyken iletişim becerilerinizi geliştirin ve kulüp etkinliklerinde mutlaka konuşmacı olun. Eğer bunu ertelerseniz üniversite yaşantınızın bir anda bittiğini göreceksiniz.
 
Şimdilik benim söyleyeceklerim bu kadar, sizin de değerli yorumlarınızla size birşeyler katabileceğimi düşünüyorum.
 
September 17

Türkiye'de öğrencilere ücretsiz ve doğrudan Microsoft yazılımları

 

DreamSparkBanner

Dreamspark yani Microsoft'tan öğrencilere ücretsiz yazılımlar artık Türkiye'de de başladı. Profesyonel yazılımcıların kullandığı Microsoft yazılım geliştirme ve tasarım ürünlerine, öğrenciler şimdi doğrudan ve ücretsiz olarak erişebiliyor. Dünyada yeni duyurulan DreamSpark programını uygulayan ilk ülkelerden birisi de Türkiye. Programa aktif üye olan üniversitelerde öğrenimine devam eden bir öğrenciyseniz, hemen yazılımları indirebilir ve bu avantajdan faydalanmaya başlayabilirsiniz. Programa üye üniversiteler bilgisine http://dreamsparktr.msakademik.net adresinden ulaşılabilir.

Untitled


Eğer üniversiteniz henüz DreamSpark programını size henüz sunmuyorsa, yetkilileri haberdar edebilirsiniz. Ayrıca, DreamSpark erişiminize olanak sağlayacak kişiye özel kodunuzu almak için akademik etkinliklerimize katılabilirsiniz.

September 16

2008-09 Microsoft Student Partners

 
filipefreitas_net_beginning_dream_pt_th
 
2008-2009 Microsoft Student Partners, eski ismiyle Microsoft Danışman Öğrenci seçimleri bazı değişiklerden sonra tamamlandı. Türkiye'de 33 üniversiteden 47 öğrencinin katıldığı programı bu sene Microsoft'tan Mehmet Tunçkanat yönetiyor. Öğrencilerin Microsoft ailesini ve Microsoft ürünlerini tanımaları için büyük bir fırsat olan bu programda yeni katılan arkadaşlara başarılar diliyorum. Ben yeni dönemde Microsoft Student Partner olarak devam etmiyorum, yerime üniversitemden Göknur Şirin Microsoft Student Partner seçildi, umarım kendisi için faydalı olur.
 
Geçmiş dönem MSP'si olarak yeni MSP'lere bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Bunu yapmamın nedeni yeni MSP'lerin karşılaşacağı ortamda daha rahat etmelerini sağlamak.
 
Öncelikle MSP programına yeni seçilen her öğrenci ilk toplantıya gelirken kendine güvenerek, toplantıdan ayrılırken de güven sorunu yaşayarak çıkıyor. 47 MSP'nin birbiriyle yarışması yerine ekip halinde çalışması gerekiyor, bu yüzden gereksiz gövde gösterilerine gerek yok.
 
MSP'lerin üniversitelerindeki kulüplerle birlikte hareket etmesi, düzenleyeceği etkinliklerde zorlukla karşılaşmamaları açısından çok önemli. Ayrıca her MSP'nin blog sitesi oluşturması ve ayda en az 5-6 blog yayınlayarak aktif bir görüntü çizmesi gerekiyor. Bu blog yazıları Microsoft teknolojileri üzerine olabileceği gibi hobiler üzerine de olabilir. En önemli konuyu en sona bıraktım, sunum ve topluluk önünde konuşabilme yeteneği. Bu konuyu yeni blog yazımda detaylı olarak ele alacağım, fakat kısaca söyleyeceğim kendi kendine sürekli pratik yapmak ve soğukkanlılığı yitirmemek. Her bir MSP kendine sonuna kadar güvenmelidir fakat bu çizgi asla ukalalık kısmına geçmemelidir. Çünkü MSP'ler bilgi paylaşımı ve ortaklaşa çalışma ortamında aktif ve başarılı olabilirler.
 
Yeni MSP'ler bana info@emrecalisir.com adresinden ulaşabilirler.
 
September 15

GSU'de Yeni Akademik Dönem & New Academical Period in GS University

 
Galatasaray Üniversitesi'nde 22 Ekim'de yeni akademik dönem başlıyor. Uzun bir zamandan sonra okulumu özlediğimi farkediyorum. Yaz tatili yapamamış olsam da, benim için çok güzel geçti yaz dönemi, yine de az yüzmedim:)
 
Bu sene Bilişim Kulübü benim için çok önem taşıyacak, geçtiğimiz sene güzel bir başlangıç yaptık, bu sene de üye sayımızı artırıp biraz daha kulüpçe kurumsallaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Aramıza yeni katılacak arkadaşların gücü bu noktada önemli olacak.
 
Çok uzun zaman olmuş blog yazmayalı, iş yoğunluğu bahane değil yazacak kayda değer bir şeylerim yoktu. Fakat okulların başlamasıyla benim de kulüp faaliyetlerim de başlıyor ve hızlı bir dönem beni bekliyor. Umarım GS Üniversitesi için faydalı birşeyler yapabiliriz.
 
---------------------
 
English Version
 
 
GS University new academical period will be started in 22 September and i discovered after this summer that i really miss my school and my friends. It was a nice summer for me, unfortunately i didn't went anyplace for a holiday, i worked in all time but it was nice and i really enjoy when i'm working... Besides my business, i swim every morning before business day and after working, until 11:00pm @ Essporto. It's a very good place to make sport and i really suggest you there for swimming.
 
 
August 19

Microsoft Yaz Okulu İstanbul Sona Erdi & Microsoft Summer School in Istanbul is Over

 
n730983199_1240539_8487
 
Turkish Version
 
Geçtiğimiz hafta Microsoft Yaz Okulu İstanbul'un son günüydü. Nuri Hocam'la görüşmeye giderken bundan haberim yoktu tabi. Geçen sene katıldığım yaz okulunda Microsoft teknolojileri ve özellikle de Microsoft Solutions Framework üzerine çok şey öğrenmiştim. Bu sene MSF eğitim yapılmamış fakat yine de çok dolu ve güzel bir program varmış. Öğrencilerle en azından yaz okulunun son anlarını yaşamak çok keyifliydi.
 
Geçtiğimiz sene Yaz Okulu'nun son haftasındaki proje yarışmasında geliştirdiğimiz şarap sitesi ile birinci olmuştuk. Bu seneki yaz okulunda ise tüm projeler Windows Mobile üzerinde geliştirilmişti. Etkinlik sırasında birçok fotoğraf çektim ama malesef benim de yer aldığım bir fotoğraf yok. Dolayısıyla yukarıdaki beni göremeyeceksiniz, bu fotoğrafı da ben çektim çünkü:)
 
Geçtiğimiz sene bana ve bu sene de fotoğraftaki öğrencilere çok şey katan Yaz Okulu'nu düzenleyen Microsoft ailesine, özellikle de Burak Sarıca'ya teşekkür ederim.
 
English Version
 
Last week, i visited Technology Marketing Manager, Nuri Çankaya at Microsoft and i learned that it was the last day of Summer School 2008. Also, i attended this school last year therefore, i found myself in different feelings when i came into lab. I learned various Microsoft technologies by joining this school, specially Microsoft Solutions Framework, but i couldn't find this topic in this year's schedule. Besides learning important Microsoft technologies, i found a chance to meet with new people and to build strong friendships.
 
At the end of the education period, teams that consist of 3 to 5 students have developed mobile applications using Windows Mobile Technologies.
 
You can see this year's students picture above.
 
I also appreciate Microsoft for this perfect organization, special thanks to Burak Sarıca.
 

Digicom'dan LG'ye Tazminat Davası

 
lg-logo
 
Türk tüketici elektroniği pazarının öncü şirketi Digicom, 6 yıl boyunca Türkiye’deki distribütörlüğünü üstlendiği ve Nisan ayında haksız bir şekilde distribütörlük ilişkisine son veren LG’ye Türkiye’de şimdiye kadar açılan en yüksek tazminat davalarından birini açıyor. Tazminat davasının tutarı 210 milyon YTL. Haberin detayını bu linkten okuyabilirsiniz.
 

MSP Başvuruları Sona Erdi

 
Geçtiğimiz haftalarda duyurduğum Microsoft Student Partner başvuruları sona erdi ve ben gece 2de tanıtım videomu yükleyip başvurumu tamamladım. Hazırladığım videoyu bu linkten izleyebilirsiniz.
 
mai_mx_student_partners2
 
Blog siteme pek fazla vakit ayıramıyorum malesef, ofiste Hotmail girişi yapamadığımdan ve günde 12 saati aşkın çalıştığımdan kaynaklanıyor. Aslında paylaşmak istediğim bazı önemli konular, duyurular var. Öncelikle, GS üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunlarından yazılım üzerine kariyer yapmak isteyenler acilen benimle iletişim kurmalı. (Türkiye'deki önemli bir bankada çalışmak isteyen) 
 
July 27

Microsoft Student Partners Programı Başvuruları & Microsoft Student Partners Applications

 
MSP_HOME_01
 
2007-2008 yılında dahil olduğum Microsoft Student Partners programının yeni dönem başvuruları başladı. Bir türlü mezun olamadığım için ben de programa başvurma hakkına sahibim:) Kendinizi tanıtan bir video hazırlayarak başvuru yapmanız gerekiyor; ben hazırladığım videoyu burada sizlerle paylaşıyor olacağım. 
 
MSP programı ile ilgili bilgiyi bu linkten alabilirsiniz.
 
I was a member of Microsoft Student Partners Program in 2007-2008 period, and new 2008-2009 period applications have started at the moment. Microsoft Student Partners Program is working effectively over 50 country. You can visit our MSP Portal at this link.
 
July 21

Yeni Blog Yazılarım & My New Blogposts


Türkçe Versiyonu
Blog yazmaya 2006 yilinda basladigimi hatirliyorum, o zamanlar asp.net ve c# ile kendi sitemi kendim yapmistim fakat hosting sirketiyle yasadigim sorunlar nedeniyle Live Space kullanmaya basladim. Bu geçis sürecinin en önemli sebebi sitemde interaktifligi saglamakti. Su anda blog yazmaya, yapilan yorumlari takip etmeye çok alistim. Space'e geçeli yaklasik 2,5 ay oldu ve bu süre içinde blog sitem 1263 kere görüntülendi. Su anda saat 13:45 ve bugün 53 kez görüntülenmis. Blog yazma mantigini kendimde yavas yavas oturtmama ragmen iyi bir takipçi listesine sahip oldugumu düsünüyorum.
Diger ülkelerdeki Accenture sirketlerinde çalisan arkadaslarimin da blog sitemi takip edebilmeleri için bundan sonra blog yazilarimin sonunda Ingilizce olarak yazi özetini yazacagim. Aslinda Fransizca seviyem Ingilizce'me göre çok çok daha iyi, belki ilerde üç dil yazarim, korkun benden:)
 
English Version
I begun to write blog pages in 2006 and was developed my blog site using asp.net and visual c#. Then i prefered to use Windows Live Spaces to create an interactive environment in my blog site. I enjoy to write blogs about my life, and my blog site viewed 1263 times in a 2,5 month time period.Also, today it's viewed 53 times today.
Hereafter, i will write english summaries below each blogpost. I speak French better than English, maybe i will write my blogs in 3 languages, get afraid of me:)

Stüdyo Daire Aranıyor:)

 
Ekim ayının ortalarında ailemden ayrılarak eve çıkmayı planlıyorum. Ataşehir Uphill Court'da kiralık 1+1 stüdyo daireler buldum, fakat öneri ve tekliflerinize her zaman açığım:) Tek başıma kalmak uzun zamandır en büyük hayalimdi, en azından 5-6 sene yalnız yaşamak keyifli olacak diye düşünüyorum. Ataşehir'de oturup Ortaköy'de üniversiteye, Levent'de işe gitmek pek mantıklı gelmese de aşağıdaki fotoğraflara baktığınızda neden Ataşehir'e katlanabileceğimi eminim anlayacaksınız:) 
 
10061451_190435_vbzq78610061451_190435_7rl216810061451_190435_rbbr360i

Made of Honor (Gelin Benim Olacak)

 

Vizyona yeni giren romantik komedi. Özet olarak, Tom Bailey ve en yakın arkadaşı Claire 10 yıldır arkadaştır. Tam Tom’un Clarie’e duygularını açmayı planladığı sıralarda Claire başkasıyla nişanlandığını açıklar. Claire Tom’dan nedimesi olmasını istediğinde genç adam bu teklifi Claire’i nişandan vazgeçirmek ve kendine aşık etmek için kabul eder. İzlemenizi öneririm, hayatta bazı şeylerin geç de olsa farkına varmanın önemini farkedeceksiniz. 

Gelin-Benim-Olacak-1

Neden Danışmanlık?

 
Bu yazıyı yazma nedenlerimden biri, yazılım geçmişi olan biri olarak neden danışmanlık istediğimi ve Accenture'da çalıştığımı soranlara buradan cevap vermek:) Diğer nedenim ise, internette sörf yaparken kişisel bloglarda kariyer üzerine dürüst ve içtenlikle yazılmış yazılara çok rastlayamıyor olmamızdan kaynaklanıyor.
 
2 Haziran'da staj yapmaya başladığım Accenture'da herşey umduğumdan da iyi gidiyor ve an itibariyle ikinci projede görev almaya başladım bile. Ekim ayının ortasına kadar saat limitsiz çalışacak olmam çok ilginçtir ki beni sevindiriyor. Nereden geldi bu çalışma azmi diyorum bazen kendi kendime:) Yaptığım işten ciddi olarak büyük zevk alıyorum, çünkü işlerin her adımında kendimi daha da geliştirdiğimin farkına varıyorum. Aslında danışmanlık yapmanın bilgisayar mühendisliği ile doğrudan alakası olduğu söylenemez ama her zaman denildiği gibi, mühendislik altyapısı danışmanlıkta önemli bir etken. Analizler yapmak ve onları doğru yorumlamak, ihtiyaçları tespit edip çözümler geliştirmek danışmanlığın olmazsa olmazları. Yoğun mesai saatleri yapmadan bir şeyler ortaya çıkarmak pek mümkün değil tabi:) Bu söylediklerimden yola çıkarak "Neden Danışmanlık?" sorusuna cevap bulabileceğinizi umuyorum.

IMG_2937

Minneapolis, Accenture Tower
View more entries
 
Updated 11/21/2008