Simple Note for Python Beginners: Accessing Elements of Pandas DataFrame

For the developers who are experienced in programming languages Java or C#, it takes some time to discover the benefits of Python libraries. In my case, while I was used to writing complex iterative loops in many lines of code, I am really surprised and impressed by the functionalities of Pandas Dataframe. This is a code snippet from my latest codes.

df_grouped = df[['user_id', 'r1']].groupby(['user_id', 'r1']).agg({'r1':["count"]}).reset_index().groupby('user_id')

With a single line of code, I filtered the relevant columns, then I grouped data by two columns, then aggregated on the second column, and finally grouped again on the other column. You can extend this single line of code by adding other operations. This is not just simple, but also this code snippet runs faster than any code you write.

Also, the dataframe comes with very useful methods, such as iloc and loc. While both methods give you access the row by selecting the index, its basic difference is the iloc takes an index as an argument, and loc takes the name of the index as argument. For additional information, you may find good examples to index-level operations on Pandas dataframes.

Using iloc, loc, & ix to select rows and columns in Pandas DataFrames

 

Text-based Classification – Github Repo

For the recent years, I have worked on several text classification challenges, such as predicting peoples’ vote from their social media posts, predicting the relevancy of a content to a context, predicting the best possible answer to a question in a chatbot system, predicting the real age and gender information of telecom subscribers from their network behaviours, etc. Sharing knowledge is the best thing ever, and that’s why I always commit the latest codes to my Github repo. Feel free to use all of them, contribute and push new changes to make the codes more stable and powerful.

Günlük yazıyor musunuz?

İlkokul zamanıydı, öğretmenimiz hepimizden bir defter almasını ve bunu günlük olarak kullanmamızı istemişti. O zamanlar buna anlam veremesem de, “Sevgili günlük” kelimeleriyle başlayan 100lerce sayfa yazı yazmıştım. Daha sonra ilerleyen yıllarda da zaman zaman günlük tutma ihtiyacı hissettim. Şimdi ise, dijitalleşen dünyada kağıdın yerini tabletlerin aldığı günümüzde tabi ki günlüğün de dijital versiyonu çıkmasaydı şaşırırdık. Aslında ben çok geç keşfetmişim Penzu uygulamasını, 2008 yılından beri faaliyet gösteren Kanada çıkışlı bir şirketmiş . Topladıkları 100 binlerce yazı verisiyle ne tür analitik çalışmaları yaptıklarını düşünmeden edemesem de (meslek hastalığı), ben bu sefer sadece müşteri tarafında olmayı ve hergün günlük tutmayı seçiyorum. Basit ama en güzel özelliklerinden biriyse, hergün akşam 6da, yani tam olarak işimi bitirip ofisten çıktığım anda hatırlatıcı e-posta göndermesi. Tramvay ve metro ile eve doğru yol alırken ses kaydı ile yazıyı elde etmek ve bunu Penzu’ya yüklemek 5 dakikamı alıyor. İlerde bir gün uygulamayı açıp eski yazılarımı okuyacak mıyım bilmiyorum ama, kendimi, yaptıklarımı ve düşüncelerimi günlüğe dökmek bile başlı başına psikolojik olarak rahatlatıyor. Denemenizi tavsiye ederim.

Halkı Kültür Sanatla Beslemek

İtalya’da yaşamanın en güzel yanlarından biri her ayın ilk pazar gününde müzelerin tüm ziyaretçilere ücretsiz olması. Bu sayede genci yaşlısı herkes Pazar gününü dolu dolu geçirebiliyor. Özellikle bugün gördüğüm insan profilleri beni oldukça düşündürdü. Mesela 20’li yaşlardaki sevgilileri de, 60’lı yaşlardaki teyzeleri amcaları da müzedeki tabloları dikkatle incelerken gördüm. İşte İtalya’daki bu uygulama, bir idari kararın (muhtemelen Kültür Bakanlığı’nın) toplumu ne kadar olumlu etkilediğine dair en güzel örneklerden biri. Türkiye’de buna benzer bir uygulama yapmak neden olmasın ki?

Bu arada Piazza della Scala’daki Gallerie d’Italia, gezmekten keyif aldığım müzeler arasında 1. sıraya yerleşti. Mutlaka gezmenizi tavsiye ederim.