Günlük yazıyor musunuz?

İlkokul zamanıydı, öğretmenimiz hepimizden bir defter almasını ve bunu günlük olarak kullanmamızı istemişti. O zamanlar buna anlam veremesem de, “Sevgili günlük” kelimeleriyle başlayan 100lerce sayfa yazı yazmıştım. Daha sonra ilerleyen yıllarda da zaman zaman günlük tutma ihtiyacı hissettim. Şimdi ise, dijitalleşen dünyada kağıdın yerini tabletlerin aldığı günümüzde tabi ki günlüğün de dijital versiyonu çıkmasaydı şaşırırdık. Aslında ben çok geç keşfetmişim Penzu uygulamasını, 2008 yılından beri faaliyet gösteren Kanada çıkışlı bir şirketmiş . Topladıkları 100 binlerce yazı verisiyle ne tür analitik çalışmaları yaptıklarını düşünmeden edemesem de (meslek hastalığı), ben bu sefer sadece müşteri tarafında olmayı ve hergün günlük tutmayı seçiyorum. Basit ama en güzel özelliklerinden biriyse, hergün akşam 6da, yani tam olarak işimi bitirip ofisten çıktığım anda hatırlatıcı e-posta göndermesi. Tramvay ve metro ile eve doğru yol alırken ses kaydı ile yazıyı elde etmek ve bunu Penzu’ya yüklemek 5 dakikamı alıyor. İlerde bir gün uygulamayı açıp eski yazılarımı okuyacak mıyım bilmiyorum ama, kendimi, yaptıklarımı ve düşüncelerimi günlüğe dökmek bile başlı başına psikolojik olarak rahatlatıyor. Denemenizi tavsiye ederim.